1930’ların Güney Çin’inde dövüş sanatları, ustalık kadar onurun da sınandığı bir dünyayı temsil eder. Kung funun kalbi sayılan Foshan, farklı stillerden dövüşçülerin bir araya geldiği, geleneklerin titizlikle korunduğu kapalı bir merkezdir. Burada yapılan her karşılaşma, yalnızca güç değil, yılların birikimini ve zihinsel disiplini ortaya koyar. Wing Chun ustası Ip Man, zengin bir ailede yetişmiş olmasına rağmen sade yaşamı ve tevazusuyla tanınır. Dövüş sanatlarının konuşulduğu seçkin mekân Gold Pavilion, ustalar arasındaki rekabetin ve saygının merkezi hâline gelmiştir. Ancak Çin, yaklaşan büyük bir kırılmanın eşiğindedir. Japon işgali ve artan siyasi baskılar, hem ülkenin hem de dövüş dünyasının dengesini bozar. Bu çalkantılı dönemde, kuzeyin efsanevi ustası Gong Baosen, emekliliğini ilan etmek üzere Foshan’a gelir. Onun onuruna düzenlenen törende gerçekleşen geleneksel ustalık mücadelesi, geçmiş ile geleceği karşı karşıya getirir. Gong’un kızı Gong Er, babasından miras kalan ölümcül “64 El” Bagua tekniğinin tek varisi olarak kaderini omuzlarında taşır. İhanetle şekillenen olaylar, Gong Er’i geri dönüşü olmayan bir yola sürüklerken, Ip Man de değişen koşullar altında hem hayatta kalmaya hem de onurunu korumaya çalışır. Yıllar sonra yeniden kesişen yolları, yarım kalmış hesapların ve bastırılmış duyguların ortaya çıktığı kaçınılmaz bir yüzleşmeye dönüşecektir.